17 Ekim 2014 Cuma

boş ders

Merhabalar, merhabalar. Şu anda okulda bilgisayar dersindeyim hemen kısa bir şeyler yazayım dedim. Bilgisayar dersi, Rusça ile seçmeli olduğu için sınıfın yarısından çoğu Rusça'yı seçti, 4kişi de bilgisayarda. Bu ders için de şimdi 4kişinin 2si 29Ekim provaları için gitti, kaldık 2kişi. Hocamız da sınıfın yarısı gitti zaten diye bir espri yaptıktan sonra bizi serbest bıraktı. Youtube'dan bir şeyler izleyin falan dedi de kulaklığım olmadan hiçbir şey yapamam. Blog geldi aklıma, selam vereyim dedim. Hemen günlük şeylerimi paylaşıp çıkacağım, her an zil çalabilir, bir de sonraki dersimiz beden! Ayyy, nefret ediyorum!
                                                                                   Günün Şarkısı:
günlük seksi Mori fotoğrafı





12 Ekim 2014 Pazar

i can't stop watching youtube#2

Bir youtube yayınıyla daha tekrar birlikteyiz.
Youtube izleme bağımlılığım iğrenç okulum yüzünden birazcık azalmış olsa da, sizlerle paylaşabileceğim bir kaç video var elbette. Buyurun efenim:

Taylor Swift-Shake It Off PARODY: En sevdiğim youtuber lisbug tarafından yapılmıştır. Şu anda kafama tamamen takılmış olan Taylor Swift'in Shake It Off şarkısının parody'sidir. Çok güldüm, çok eğelendim:

Little Reasons To Smile: Pewdiepie'ın tarafından hazırlanmıştır. Şu zor günlerimde cidden gülmeme sebep olan nedenlerden bir tanesidir. 

Loki Interview PRANK: Smosh'un, Tom Hiddleston ile yaptığı gerçek olmayan röportadır. Bu videoyu ilk keşfettiğim zaman günde en az 2kere izliyordum. 

A Film For Ella: Dünya'nın en yakışıklı ikizlerinden adı Jack olanın, yani benim az sevdiğimin sevgilisi için hazırladığı bir videodur, buyurunuz:

How To Care For Your Cermet: Jenna Marbles'ın köpeği ile ilgili hazırladığı bi videodur. İlk ilzediğimde çok gülmüştüm:)  
 
Kendinize iyi bakın!:3
                                                                             Günün Şarkısı:
günlük seksi Mori fotoğrafı

11 Ekim 2014 Cumartesi

biliyorum sana giden

Sayfa görüntülenme sayım 1000i aşmış, bir kişi daha aramıza katılmış! Ne kadar heyecan dolu iki cümle:) Pazartesiye hepsi geçer gerçi ama daha bir gün tatilim var.
Sabahlığımı kaldırdığım için nereye yatacağına karar veremeyen kedi bir yanımda, 20sinde sınavını olacağımız Fareler ve İnsanlar kitabı diğer bir yanımda, yazı yazmaya karar verdim. Kumral Ada Mavi Tuna'yı 5gün içerisinde günde 100sayfa okuyarak bitirdiğim için gelmiş olan özgüvenle 125sayfalık kitaba daha başlamadım. Bu sabah birazcık matematik çalışıp kitabı da okumayı düşünüyorum. Sınavda nerelerden soracaklarını düşünerek okumam gerekiyor bir de.

Dün, konuşmayalı neredeyse 2sene olmuş bir arkadaşım mesaj attı facebooktan. Eski yazlık arkadaşımdı, o zamanlar da çok yakındık kendisiyle. Konuştuk birazcık, özlediğimi fark ettim. Onun dışında da, geçen sene okulumuzdan ayrılmış olan bir arkadaşım geldi aklıma. 7.sınıfta beraber çok güldüğümüz olmuştu. Beraber yaptığımız onca şeyi düşündüm de fazla duygulandım. Şu an içerisinde bulunduğum durumdan dolayıdır büyük ihtimalle.

Sizlerle bir Cemal Süreya şiiri daha paylaşmak istiyorum. Çok güzel bir o kadar da duygusal bir şiir, buyurun:

[Biliyorum Sana Giden...]
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olamam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya 
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurundan;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Raslaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

İlk okuduğumda ne güzel ağlamıştım, her okuyuşumda da aynı şekilde tekrar ağlarım. Adam şiirleriyle aşık ediyor resmen. Sadece bunla da değil, her şiiriyle bir başka güzel aşık ediyor. Kelimeleriyle yarattığı dünyasının içine hapsediyor sizi. Tüm dikkatinizi verdiğiniz zaman, içinizde oluşan o muhteşem duyguyu hissedebiliyorsunuz. Nasıl harika bir adam, nasıl güzel aşık olmuş, nasıl da güzel anlatmış.
Şiirli ve güzel pazarlar efenim, kendinize iyi bakın!:3

                     Günün Şarkısı:
günlük seksi Mori fotoğrafı


                     

vine

Size günaydımımı şöyle bir video ile yapmak istiyorum:)
Arkadaş sorunum olduğunu biliyorsunuz zaten:) Arkadaşım S var, fotoğrafımızı paylaşmıştım bilirsiniz. Onunla en çok konuştuğumuz konulardan birisi de vine. Ne olduğunu bilmiyorsanız okumaya devam edin birazdan açıklayacağım, günümüzün konusu:) Ona bu vine'dan söz ettiğimde gülmekten yerlere yatmıştı. Frozen'daki Elsa'ya, Seda Sayan'ın günaydın deyişini ekleyip, Elsa Sayan yaratmışlar:) Her sabah birbirimizi böyle karşılıyoruz. 
Onun dışında Sedef'le konuştuğumuz bayağı bir şey daha var, dizi ve vine hakkında genelde. Bugün vine ile başlarsam ilerleyen zamanlarda diziler ile devam edebilirim. Aslında tam bir dizikoliğim ama bununla ilgili hiçbir yazım yok, zamanı geldi:)
Zamanı geldi deyince de aklıma hep Sarıgül geliyor:) Geçen seneki sınıfımda her dakika Sarıgül'ün şarkısını söylüyorduk, güzel zamanlardı.
Vine nedir? Instagram, twitter gibi bir application. Instagram'da fotoğraf paylaşırsınız, twitter'a düşüncelerinizi yazıp, insanların yüzüne söyleyemediğiniz şeyleri yazarsınız:) Vine'da ise 7saniyelik videolar paylaşıyorsunuz. Geçen senenin yazında çok popülerdi. Ben ise ağustos ayında keşfettim, tabii ki bu ağustos değil, geçen seneki:) 
Başta tanıdığım insanları takip etmeye başladım. Ondan sonra kendi sayfalarında başka insanların yaptıkları vinelar olduğunu gördüm ve şaşırdım. Twitter'da retweet etmek gibi burada da revine ediliyormuş, onlar da öyle yapıyorlarmış. Yavaş yavaş takip ettiğim insanların sayısı artmaya başladı. Her geçen gün daha da komik birisini buluyordum:) 
S, türk vinerlar'ı takip etmeyenlerden. Ama ben geçen seneki okul muhabbetlerinden geri kalmamak için herkesleri takip ediyordum. Şimdi öyle bir kaygım yok ama gene de takip ediyorum. Çıkmış bütün vinelar'ı görmem gerek!:) 
İlk başlarda like ettiklerimin, duvarımda gözükmesi beni birazcık rahatsız etmişti. O zamanlar dikkatli davranıyordum, sadece kahkaha attıklarımı beğeniyordum. Hiç de revine etmiyordum. Şimdi ise işler birazcık değişti. Bir ara gelen bir update ile beğendiklerinin profilinde gözükmesini kaldırdılar. Asıl o zaman çok üzülmüştüm. Üzülen sadece ben değilmişim, diğer update'i de geri getirdiler. Çünkü duvarımda izlediğim her yeni vinedan sonra, beğendiklerimi profilime girip tekrar izlemek gibi bir özelliğim var. Böylece hepsini ezberleyebiliyorum ve okulda S'le bunların canlandırmasını yapabiliyoruz:) 
Şimdiki durumum şöyle, beğeni sayım 3000e yaklaşmak üzere ve bu sefer kahkaha attıklarımı revine etmeye başladım.  Ama asla önüne geleni revine edenlerden olmayacağım, asla! hahaha bu şakaydı:)
Vine'daki bildirimleri, instagram'da önemsediğim kadar önemsemiyorum. Birinin beni takip etmesini falan pek önemsediğim söylenemez. Zaten sadece Morişko'nun iki üç vine'ını paylaştım. Onları da beğenen az oluyor, umrumda da olmuyor. 
Her gün okuldan eve geldiğimde ilk işim, bir gün önce en son izlediğim vine'a kadar çıkan bütün vinelar'ı izlemek oluyor. Kahkaha attığım zamanlar da çok oluyor:) En sevdiğim app diyebilirim. 
Türk vinerların çoğu şu anda ünlü oldu, filmlerle veya dizilerle uğraşıyorlar bu yüzden pek vine çıkaramıyorlar. Zaten geçen seneden bu seneye doğru vine'da bir düşüş oldu popüleritesi konusunda. Çoğu insan takipçi sayısını artırabilmek için revine for revine yapıyorlar veya popüler olan vinerlar'ın, vinelarının altına takip edeni takip ederim falan yazıyorlar. Bir ara bunun muhabbeti de çok olmuştu vine'da:)
günlük seksi Mori fotoğrafı
Etkileri neler mi? En önemlisi müzik! Her dönem bir şarkı çok popüler oluyor ve her viner bununla ilgili bir vine çekiyor. Günlük hayatınızda o şarkıyı duyduğunuzda ise hemen dans etmeye başlıyorsunuz veya aklınıza o şarkı ile ilgili olan bir vine geliyor. Wrecking Ball'un çıktığını vine'dan öğrenip izlemiştim mesela. 
Vine ile ilgili kavramlardan birisi de "do it for the vine".  Lele Pons'un vinelarını izlerseniz ne demek istediğimi anlayabileceğinizi düşünüyorum:) Zaten isminden de yeteri kadar anlaşılıyor. Bazı insanlar o kadar manyak şeyler yapıyorlar ki, inanamıyorsunuz.  
Vinerlar da kendi içerlerinde gruplara ayrılıyorlar. Herkes tarafından bilinenler, onlardan nefret edenler, tarafsız olup kendi halinde takılanlar, daha keşfedilmemiş ama çok komik olanlar, iğrenç kızlar tarafından sevilen iğrenç erkekler ama çok manyak popüler olanlar. Şu erkekleri takip etmeye bıraktım, keşfedilmemiş olan bir kaç kişiyi takip ediyorum, diğerlerini daha ben de keşfedemedim:) Kendi halinde takılanlardan çok sevdiğim bir grup var. Bir de şu popülerlerden nefret edenler favorilerim:) Aslında öyle takip ettiğim bir insan var o da en sevdiğim viner! Popüler olanları da seviyorum, takip de ediyorum, beğeniyorum da. Sedef'le de genelde onların canlandırmasını yapıyoruz.
Şu tarafsız küçük grubu söyleyeyim size:
Matt Cutshall
Arielle Vandenberg-kendisini de çok fazla severim, breaking bad'deki jesse'yle arkadaşlar
Sunny Mabrey-onu da çok severim
Brandon Calvillo-Brandon'ı da çok severim
KC James-kendisi birazcık popüler ama bu grupla takılıyor
Barron Boedecker
Bir kaç kişi daha var aslında ama benim takip ettiklerim böyle.
cody ko
Şimdi size en sevdiğim insanı söyleyeceğim, Cody Ko. Kıllı falan bir insan ama bana çok yakışıklı geliyor. Küfür ediş şekline bayılıyorum. Yaptığı her vine'ı da çok fazla komik buluyorum. İşte bazıları, istediklerimin çoğunu youtube'dan bulamadım ama bunlar da harika!

Burada küfür edişine bayılıyorum! 
Her gün eve gelip 7saniye şunları izlemeye bayılıyorum yahu!
Bugün de bayağı konuştum. Dün beden dersi vardı, hoca öyle bir ders işledi ki yataktan çıkamıyorum. Her yerim fazlasıyla ağrıyor. 
Kendinize iyi bakın, bol bol vine izleyin şu iki gün! İyi haftasonları!:3

                                                      Günün Şarkısı:


10 Ekim 2014 Cuma

late night post

Neredeyse bir hafta olmuş yazmayalı, kendimi kötü hissediyorum. Tatil zamanları bloga yazmak için heyecandan kuduruyorum ama bu kadar sık sık olmaz diye kendimi durduruyorum, ondan sonra da okul işlerinden falan kaynıyor, kusura bakmayın!
Blogumun misafirleri artmış birazcık, hoşgelmişler:3 Şu iğrenç lise hayatımda en çok beni heyecanlandıran ve sevindiren olay bu blogda gerçekleşenler. 
Lise deyince de, evet hala iğrenç geçmeye devam ediyor. Gün geçtikçe daha da iğrençleşiyor ve çirkinleşiyor. Herkes daha da manyaklaşıyor ve dersler daha da zorlaşıyor. Sabah daha da zor kalkıyorum ve saçımdan daha da çok nefret ediyorum. Şimdi sevinebildiğim anlık anları sizlerle paylaşacağım:3

Geçen hafta kaynayan bilgisayar dersinde bu hafta, hocamızın wallpaperının "the hobbit" olduğunu gördüm mesela:) Küçük bir sevinç dansı yaptım, 2dakika sürdü. 
günlük seksi Mori fotoğrafı
En yakın arkadaşım olan Barış bugün bana sıkıca sarıldı, birazcık vücudumdan çıtlama sesleri geldi ama arkadaşlığımızın ilerleme sesleri bunlar diye saçmalamak istiyorum:) Geçen sene güzel olan ilişkimizi birazcık mahvetmiştim, şimdi onu düzeltmeye çabalıyorum, o yüzden seviniyorum böyle küçük şeylere. Sevdiğim bir insan, kaybetmek asla istemem. 

Matematik dersi, çoğu insanın aksine çok sevdiğim bir derstir ve gayet de başarılıyımdır, aslında başarılıydım. Bu sene bir şeyler oldu, quizlerden sürekli 60ın altında almaya başladım. Evde soru çözerken falan kafayı yiyordum hiçbir şey yapamıyorum diye, bir de konu kümeler. Hocamız, bugün işte ikinci quiz sonucumu mesaj olarak attı, beklentisinin altındaymış. Ben de ona bu sorunumu anlattım da birazcık beni sevmeye ve uğraştığımı anlamaya başladı. Güzel bir şey, 4senemi kolaylaştıracak küçük adımlar.

Şimdi köpeğim tekila yanımda son ses kemiğini kemiriyor. Şişko kıçı bana dönük, tüyleri de parlıyor. 

Pazar günü Harry Potter maceralarıma devam edebileceğim çünkü annem filmleri indirdi. Bende olan cdler dublajlıymış, gördüğüm anda attım elimden.

Bir de bugün tiyatroya gittik, annem-ben ve arkadaşı. Ay çok güzeldi, çok seviyorum yahu. İzlemeye, insanların oyunculuklarına hayran kalmaya bayılıyorum. Komikti, gene silah falan vardı, kulaklarımız patladı. Ama aralarda küçük müzikal gibi şeyler yaptılar. Çok tatlılardı, süper bir grup:3
Sizin inşallah güzel geçiyordur günleriniz, gülüyorsunuzdur, eğeleniyorsunuzdur. Hepinize iyi geceler. Yatağımın içine geçip Lord Of The Rings okuma zamanı şimdi:) Yatmadan önce her gün 16sayfa! Ocağa kadar bitecek bu seri! Kendinize iyi bakın:3

                                                      Günün Şarkısı:



5 Ekim 2014 Pazar

bugün bayram!

Aslında bayramın ilk günü dündü, ama bugün de bayram!:) Ben de size dün yani bayramın ilk günü neler yaptığımı anlatmak istiyorum:)
Sabah kalktım, güzeldi. Hiçbir planım da yoktu bayram günü için. Kahvaltımı yaptıktan sonra öncelikle aile üyelerini arayıp bayramlaştım. Kuzenimi, halamı, babaannemi falan. Mesela kuzenimle halam aynı evde yaşasa bile, ikisini farklı farklı aramam gerekiyor. Halamı aramışken kuzenimi de telefona vermesini istediğimde beni azarlıyor genelde, onu da ayrı arasana diye, artık bu hatalara düşmüyorum:) Bir de erkenden aramak gerekiyor, yoksa öğle civarları onlar sizi arayıp neden aramadığınızı sorgulayıp,  bir de onun için azarlıyorlar.
Bu hafta Mori haftası birde, bugün maalesef son günü ama size nedenini açıklayım. Pazar yazısı adlı yazımda, babamın bana aldığı kedili ajandadan söz etmiştim. Her haftaya bir kedi düşüyor bu ajandada. Bu hafta Mori'ye çok benzeyen Pamuk adında bir kedinin resmi vardı. Tek arkadaşım S'le bu haftanın Mori haftası olması gerektiğini kararlaştırdık. Aile aramalarından sonra da onu bir güzel öptüm ve ıslak mama verdim, bayram şekeri ve Mori haftası kutlaması niyetine:)
Ondan sonra da film izledim. Mean Girls!:) Annem bilmiyormuş, ama sizin bildiğinizi umuyorum ben. Eğer sizin de en ufak bir fikriniz yoksa, bununla ilgili de bir film yorumu yazabilirim:) Neyse ben filmimi izlerken babam aradı, akşam beni yemek için alacakmış, kuzenim de gelecekmiş. Tek kuzenim var zaten, o da D. çok da severim. Onun geleceğini öğrenince daha da bir heyecanlandım. Ondan sonra da babaanneme geçecekmişiz, bayram ziyareti:)
Normalde kot pantolon ve öylesine bir kazak giymeyi düşünüyordum ama ondan sonra ailenin küçüğü olduğum ve bugünün de bayram olduğu aklıma geldi. Hani biraz büyümüş olduğumu düşünüyorum ben de, ailedeki kimsenin böyle bir düşüncesi yok. O yüzden giydim en sevdiğim yeşil eteğimi, siyah kazağımı da üstüne. Saçımı bir güzel topuz yaptım, babamla yeni aldığımız postallarımı da geçirdim ayağıma. Birazcık siyah göz kalemi, birazcık parfüm, hazırdım işte. Geldiler kapının önüne arabayla, apartmandan çıkınca ufak bir dans gösterisi yaptım:) Gittik numnum'a, Tepe Prime'dakine. D'nin mekanıymış orası, ama bomboştu, herkes tatilde tabii. Yeni telefon almış onunla uğraştılar babamla beraber. Ailenin genci benim ama gittiğimiz hiçbir yerde ben oynamam telefonumla. Benden başka bütün aile telefondadır bakın, babaannem bile ama ben otururum, tavuğumun gelmesini beklerim.
Ondan sonra babaanneme gittik işte, sarma yapmış! Yemek yedik falan ama fark etmez, orda bir daha yedik. Pek de güzellerdi. Ondan sonra birazcık sohbet ettik, kahkahalar falan, babamın kafası önüne düşmeye başlayınca da kalktık.
Eve bırakınca ilk işim lenslerimi çıkarmak oldu, böyle özel günlerde takıyorum sadece. Sonra da göz kalemimi falan sildim ama nedense her yerde sis varmış gibi görüyordum. Bu yaklaşık yarım saat sürdü. Annemle kör olacağımı falan sandık. Her yer grileşmişti. İki dakikada bir gözümü yıkadığım için geçti sonunda, kitap okuduk beraber. Sonra da uyuya kaldık.
Umarım sizin de bayramınız pek güzel geçiyodur! Hepinize iyi tatiller!:3 
          
                    Günün Şarkısı Mina'ya gelsin:
günlük seksi Mori fotoğrafı






3 Ekim 2014 Cuma

cumaymış bugün yahu

İğrenç geçen lise hayatımdan 3gün kaynatacağım için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam size! Hocaların hiçbiri çok ödev vermedi, ortaokulla karıştırmayın burayı falan dediler. Tatilin ilk gününde de oturup ödeve başlayacak değilim herhalde. O yüzden size, geçireceğiniz boş bir gününüz olduğunda ve birazcık hasta olduğunuzuda neler yapabileceğinizi anlatmak istiyorum:)

Yataktan çıkmak istemeyenlere:
Havalar iyice soğudu, en iyisi yatağınızın içini iyice sıcak tutun siz. Kat kat battaniyeler, pofuduk yorganlar, güzel bir sabahlık:) Kabartın iyice yatağınızı, içinde yumuşacık bir yere yerleşin. Alın elinize kitabınızı, birazcık ondan okuyun. Birazcık da şiir okuyun mesela, yanında da sıcacık bir çay çok iyi gelir. Müzik de dinleyin, takın kulaklığınızı, alın bilgisayarınızı kucağınıza internette gezinin. Yanında da atıştırmalık bir şeyler yiyin mutlaka. Ben sivilcelerim yüzünden cips yiyemiyorum maalesef, ama size patlamış mısırı öneririm:) 





Yatağımdan da çıkmak istemiyorum ama salon daha aydınlık diyenlere:
Benim en büyük sorunum, internet çekmiyor odamdan. Ne kadar yatağımda kalmak istesem de çıkmak zorunda oluyorum. Ama bu beni durduracak değil, napıyorum? Battaniyemi, yastığımı, sabahlığımı alıp salona gidiyorum:) Diğer seçeneğin aksine daha hareketli geçiyor bu salon maceraları. 
En güzel koltuğu kapın bir kere salondaki, iki üç tane battaniye serin, sabahlığınızı giyip iyice şiştikten sonra girin içerisine bu battaniyelerin. En önemlisi, güzel bir film seçin! Benim şu sıralar bir Harry Potter merakım tuttu, onu seçeceğim ben. Hastasınız ya, kendinizi şımartmak için ayıcığınızı da getirin, ayıcığınız yoksa kedinizi alın. Sıkı sıkı sarılıp, battaniyelerin ve sabahlığın arasında kaybolduktan sonra başlatın filminizi. Çayınızı da koyun yanınızdaki sehpaya, keyfinize bakın!





çok tatlı ve çok yumuşak bir pijamanız da olsun mutlaka
Bayramınız güzel geçsin, salgın var dikat edin grip olmayın, kendinizi de şımartın!:3

                        Günün Şarkısı:
günlük seksi Mori fotoğrafı